Neden Kurtuba

Kurtuba Türk-İslam Medeniyetinin yükseldiği, yüceldiği, zirve olduğu, yağma ve tarumar edilmesine rağmen batmadığı kadim şehirlerden en batıda olanıdır. Endülüs İslam Devleti’nin üç yüzyıl boyunca başkenti olan bu kadim şehirde Şeyhü’l Ekber Muhiddîn ibn-i Arabî gibi mutasavvıflar, El Kindî, El Kurtubî, İnb-i Firnas gibi alimler, İbn-i Tufeyl ve İbn-i Rüşd gibi nice filozoflar ve Cami-i Kebir(Mezquita) ile El Hamra gibi estetik abidelerini meydana getiren maalesef bugün isimlerini haiz olmadığımız onlarla ve yüzlerle mimar ve sanatkarlar yetişip Türk-İslam coğrafyasının dört bir yanına tesir etti.

Ancak ve ancak bugün Kurtuba, Endülüs’ü özlemle anan şair Federica Garcia’nın dediği gibi “uzakta tek başına” kalmış, Türk ve İslam coğrafyalarında maalesef unutturulmuş ve unutulmuştur.

Kurtuba dedik ki; ajansımızın ismi her anıldığında İslam’ın, medeniyetin, bilimin, sanatın ve estetiğin kadim başkentine selam olsun…